Seyahat Özgürlüğünün Başka Bir Boyutu; VanLife

Bir kaplumbağa misali evinizle beraber seyahat etmek ister misiniz? Son zamanlarda insanları bir kaplumbağaya dönüştüren VanLife yeni bir tutkuya dönüşüyor ve başta beyaz yakalılar olmak üzere herkesi baştan çıkarıyor.

VanLife son zamanlarda internette gerçekten bir viral haline geldi. Popülerlikteki hızlı artışıyla birlikte, pek çok meraklı insan da bu yaşam tarzını sorguluyor ve tam olarak ne olduğunu öğrenmek istiyor. Basitçe söylemek gerekirse, dünyayı özgürce ve kolaylıkla gezebilmek isteyen göçebeler tarafından benimsenen alternatif ve sade bir yaşam tarzı. Yine de, göründüğünden çok daha fazlası..


1960'lı yıllarda başlayan tekerlekli evler, aslında hippilerin özgür ruhunun eseriydi. Günümüzde hippi yaşam tarzını özenen ruhlarımızla birlikte tekerlekli evler de çağımıza uyarlanmaya başlandı. Teknolojinin gelişmesiyle beraber akıllı ve minimalist olan bu evler ile özgürce seyahat edilebilirken konaklama sorunu da ortadan kaldırılmış oluyor.

VanLife'ın getirisi olan minimalist yaşam tarzı, aynı zamanda gereksiz eşya ve maddi sorumluluktan da kurtulmayı sağlıyor. Ne kadar azına sahipseniz o kadar az hesaba ihtiyacınız olacaktır. Araştırmalar minimalist bir yaşam tarzının kan basıncını düşürebildiğini, hastalık riskini, migren ve baş ağrısını azalttığını ve genel olarak sağlığı iyileştirdiğini gösteriyor.


VanLife sadece karavanla yaşam değildir. Eve dönüştürülen minibüsler ile seyahatler daha sürprizli ve bir o kadar korunaklı. Eve dönüştürüldüğü için tam donanımlı bir mutfağa, bir banyoya, bir yatağa ve çeşitli saklama alanlarına sahiptir.

Kapalı alanlara sıkıştırdığımız ruhlarımız 1960 kuşağı hippilerinin peşinden gitmeye başladı. Belli mi olur VanLife'ın ardından yeni bir geleceğe de adım atarız.

  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

Online Kültürel Dergi formu ile hayatın içindeki O ŞEY!