Onurlu Duruşun Simgesi; Numantia Efsanesi

Numantialılar, bugünkü İspanya’nın göbeğinde yaşamış onurlu insanlar!. Öyle ki o kadar onurlu ve özgürlüklerine düşkünlerdi ki İspanya eğitim sisteminde hala kendilerinden bu duruşları örnek alınarak bahsedilir ve gençlerin onları örnek alması sağlanır.

Numantia, özgür insanların ülkesidir. Numantialılar, kimsenin boyunduruğu altına girmez, ama kimseye de karışmaz. Kimsenin özgürlüğünde gözleri yoktur. Ama onlar kadim Roma İmparatorluğu için barbardır ve imparatora itaat etmeleri gerekir.

Roma hızla büyürken birkaç ufak arttçı akında Numantia’ya gönderilir. Ama bu gururlu insanlar kesinlikle imparatorluğun boyunduruğu altına girmez, imparator, Yüce Roma’da büyüklüğüne gölge düşürmek istemez. O zamana kadar kendisine baş kaldıran toplumlara yaptığını yaparak, yani yakıp yıkarak Numantialıların sonunu getirmek ister. İtaat et ya da öl!

M.Ö. 134’de senato Roma’nın önde gelen generallerinden, Kartaca’yı yakıp yıkmış yerle bir etmiş, Kartaca Fatihi, askeri deha Scipio Aemilianus’u görevlendirir. Scipio’nun görevi Numantia’yı almak değil orayı yerle bir etmektir. Tıpkı Kartaca’da yaptığı gibi. Ancak Scipio şunu biliyordu: Numantia Kartaca, Numantialılar da Kartacalı değillerdi. Onlar farklıydı. Onlar vazgeçmez, teslim olmazdı. Ölen her Numantia’lı yanında 5 Roma askerini götürürdü. O da en az. Olabilecek kıyım ihtimali Scipio’nun avuçlarını kaşındırsa da yaklaşık 30000 askeriyle beraber yürüdüğü Numantia’da çok fazla kayıp vermek istemedi. Hem kendi itibarı hem Roma’nın itibarı söz konusuydu. İtibar Roma için bir yeri yıkıp yıkamamak değil, nasıl yıktığıydı o dönem çünkü. Scipio şunu biliyordu; Numantialılar ölür, kesinlikle teslim olmazlar.

Scipio zamanın şartlarını da kullanarak bir plan yaptı ve 30000 askerlik dev ordusuyla Numantia’nın dış dünya ile ilişkisini kesti. Evet artık Numantia’nın bütün ikmal yolları kapatılmış, büyük ve zorlama bir ambargoyla Roma’nın gücüyle yüzleşmişlerdi. Dışarıdan gelen birkaç saldırı ya da tacize Roma ordusu karşılık vermiş ve zaiyatını en aza indirmişti. Numantialılar ise stoktan yemeye çoktan başlamışlardı..

Scipio 1 yılın sonunda bu azılı bekleyişin Numantialıların teslim olmasıyla ve orduya birkaç yüz adet Numantialı neferin katılmasıyla taçlandırarak sonuçlanacağını düşünüyordu. Tam 1 yıl boyunca Numantia dış dünyadan silinmiş ve hatta bazı ırak yerlerce tamamen unutulmuştu. İçerde ne mi oluyordu? Numantialılar stoklarını tüketmiş, hastalıklarla boğuşur hale gelmiş ve tabiri caizse kendi pislikleriyle yaşamaya başlamışlardı. Tabii bir yere kadar…

Evet, artık kuşatmanın sonuna yaklaşılmış ve Scipio ufukta dalgalanan beyaz teslimiyet bayrağını bekler hale gelmişti. Ama Numantialılar onurlu insanlardı ve özgürlüklerini hiçbir şeye değişmezlerdi. Son raddede toplu bir halde yaşamlarına son vererek hiçbir zaman Roma İmparatorluğunun boyunduruğu altına girmediler. Scipio şehre girdiğinde sadece ölü insanlar buldu. Belki de bir ırk, bir toplum böylelikle silinmiş oldu.

Numantia yerleşimi bugün İspanya’da turizm bölgesi olarak korunmakta ve gençlere bu onurlu, bu gururlu duruş, Numantia efsanesi her fırsatta anlatılmaktadır.

  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

Online Kültürel Dergi formu ile hayatın içindeki O ŞEY!