Modern Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihinin En Trajik Olaylarından Biri: Pancarköy Şehitliği

Trakya’nın ortasında yer alan Kırklareli’ye bağlı Pancarköy’ün yaklaşık 1 Km batısında bulunan Karabatak bölgesinde yapılan askeri bir tatbikat ve 65 cana mal olan akıl almaz bir kaza.

22 Eylül 1981 tarihinde 241. Piyade alayına bağlı askerler, Karabatak bölgesinde hava-kara koordinasyonunu sağlamayı ve geliştirmeyi amaçlayan tatbikatı gerçekleştirmek için içtima alanında yerlerini alıyorlar. Bandırma’dan tatbikata katılmak için havalanan Yüzbaşı Mustafa Ercan idaresindeki F-5 A tipi uçak, Pancarköy semalarına doğru geldiğinde senaryoya uygun olarak tatbikat alanına doğru bir dalış hareketi yapar ve ne olursa o onda olur. Bilinmeyen bir sebepten ötürü uçak bir anda alev topuna döner. Göklerden gelen bir alev topu… Büyük bir şiddetle içtima alanında bekleyen askerlerin üzerine düşer ve devasa bir patlama ile infilak eder.

Patlamadan sonra ortalık yangın yerine dönmüştür ve askerler tatbikat alanında feci şekilde can verirler. Bir çoğu yakındaki Karabatak deresine atlar ama nafile. Toplamda 65 asker hayatını kaybeder. Künyelerin erimesinden kaynaklı birçok askerin kimliğin çok zor tespit edilir. 7 askerin ise kimliği tespit edilemez.

Bugün tatbikat alanının olduğu yerde bir şehitlik bulunmaktadır: Pancarköy Şehitliği. Tatbikatta trajik bir kaza sonucu hayatını kaybeden askerlere ev sahipliği yapmaktadır burası. Kimliği tespit edilemeyen 7 asker de yine aynı bölgede Radar Tepe denilen yere defnedilmiştir.

Bu korkunç kazanın sebebi net olarak tespit edilmemiş olup en sonunda pilotun anlık hatası veya yanlış manevra yapmasına bağlanmıştır.

Faciada komutasındaki askerleri şehit olan emekli Binbaşı Rıfat Kılıç kazadan 37 yıl sonra Milliyet Gazetesi’ne şu demeci vermiştir; “ Karargah Destek Bölüğü komutanı olarak Yüzbaşı rütbesiyle içtima alanındaydım. Pınarhisar’daki atış tatbikatına gitmek için yola çıkmaya hazırlanıyorduk. Araçlarımızı yüklemiş, bölgeden ayrılacaktık. Saat tam 13.30’du. Tabura bağlı diğer bölükler de yakınımızda içtima alıyordu. Tam arkamızdaki tepeden bir jeti görmemiz ile alev topunun yükselmesi bir oldu. Pilotla birlikte 65 vatan evladı yanarak şehit düştü. Askerlerin sırtı tepeye dönük olduğundan kimse jetin dalış anını görememişti. O anlar hiçbir zaman aklımdan gitmiyor. Size ne kadar anlatsam yaşanan faciayı anlayamazsınız. Yanan askerler bağırarak sağa, sola doğru koşuşturuyordu. Askerlerin bir kısmı hemen yanımızdaki dereye koşup atladı. 10-15 adım önümdeki takım komutanlarım yaralanmıştı. Cehennemi bu dünyada görmüştüm. Yanan askerlerin başı normalin 3-4 katı şişmiş haldeydi. Askerlerimin naaşları tanınmaz haldeydi. Birçok askerin künyesi sıcaktan eridiğinden kimlik tespiti çok güç yapılabildi. Şehit 7 askerin kimliği tespit edilemediğinden Radar Tepe denilen yere defnedildi. Diğer şehitlerimizin aziz naaşları ise Pancarköy’de yaptırılan şehitliğe gömüldü. Korkunç kazadan sonra hayata bakışım değişti. Psikolojimi bir türlü toparlayamadım ve binbaşı rütbesindeyken emekliye ayrıldım. Allah böyle bir acıyı kimseye yaşatmasın. Şehit ailelerinin acısını 37 yıldır yüreğimde taşıyorum. Pilotun bir anlık hatası veya yanlış manevra sonucu kaza yaşandı. 37 yıldır her gün o kıyamet günü aklıma geliyor. Birçok kere ‘keşke ben de ölseydim’ diye hayıflandım. Pancarköy faciası beni hayallerimden kopardı. Dinmeyen bir acıya mahkûm edilmiş gibiyim.”

Şehitlik anıtı 2000 yılında dikilmiş ve şehitlerin adları mermer bloklara işlenmiştir. Her sene 22 Eylül günü şehitleri anma töreni düzenlenmektedir. Şehitliğin bakımını bölgedeki askeri birlikler üstlenmiştir.

  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

Online Kültürel Dergi formu ile hayatın içindeki O ŞEY!