Milli Mücadele’nin En Önemli Aracı, Yorgun Bandırma Vapuru

103 yıl önce bugün, İstanbul Galata rıhtımında bir vapur Samsun’a doğru yola çıktı. Bir ülkenin kaderini yeniden yazacak insanların, maiyetinde 19 Mayıs 1919 Pazartesi sabahı 08:00’de Tütün İskelesi’ne varması planlanan bu vapur, adını tarih sayfalarına kaydettirdi.

Tam bağımsızlığımızın temelinin atıldığı tarih her ne kadar 19 Mayıs olarak bilinse de aslında Milli Mücadele fikri ile yola 103 yıl önce bugün çıkıldı ve bu yolculukta Bandırma Vapuru’nun payı oldukça önemliydi.


Fakat önemine gelmeden önce Bandırma Vapuru ne zaman yapıldı, neler yaşadı, teknik özellikleri nedir gibi konuları es geçmemek gerekir ki Mili Mücadele’deki önemini anlayabilelim.


Gemi, İngiltere Glasgow’da yer alan Mac. Intyre Paisley - Huston and Cardett. Şirketinin Phoenix Works Tersanesi kızaklarında 21 Kızak No ve 279 grostonluk yolcu ve yük kapasitesi ile inşa edilen demir gövdeli, buharlı pervaneli genel yük ve yolcu gemisi olarak “Trocadero” adıyla Temmuz 1878’de denize indirildi. 5 yıl boyunca ilk sahibi Dussey and Robinson şirketi bünyesinde çalıştırıldı. 1883 yılında Yunanistan'daki H. Psicha Preus firmasına satıldı. Kymi adını alarak, geminin Londra'da olan kaydı Pire Limanı’na kaydırıldı. 1890 yılında H. Psicha Preus firması gemiyi başka bir Yunan firması olan Cap. Andereadis firmasına sattı. 16 Aralık 1891’de Erdek seferi sırasında seyir hatası olarak Erdek’te kayalıklara bindi ve baş taraftan oturdu. Tam kayıp sayıldıysa da gemiyi oturduğu yerden kurtarıldı. Yüzdürülerek İstanbul Haliç’te onarıma alındı. Kymi adı ile İstanbul Rama Derasimo firmasına satılarak İstanbul Limanına kaydedildi. 1894 yılında gemi, Osmanlı İdare-i Mahsusa’ya satıldı ve gönderine Türk bayrağı çekilerek adına Panderma denildi. Marmara Denizi kıyılarında, Tekirdağ, Şarköy, Erdek gibi yakın güzergâhlar arasında yük ve yolcu seferleri yaptı. 28 Ekim 1910 tarihinde İdare-i Mahsusa’nın adı Osmanlı Seyrüsefain İdaresi yani Osmanlı Denizcilik İşletmesi olunca geminin adı da Bandırma olarak değiştirilip kargo gemisi haline getirildi.


Birinci Dünya Savaşı sırasında nakliye gemisi olarak kullanıldı. 1915 yılı Ağustos ayında Marmara Denizi’nde İngiliz denizaltısı HMS E-14 tarafından atılan bir torpidonun isabet etmemesi sayesinde batmaktan kurtuldu. Fakat yeterince yorgun ve yaşlıydı.


Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişliği görevini alıp İstanbul-Samsun arası bir yolculuk yapacak ve aynı zamanda Milli Mücadele’yi başlatacaktı ancak bu sefer için gerekli olan gemiler ya onarım için Almanya’ya gönderilmişti ya da savaşta ağır darbe almıştı. Bir tek Bandırma Vapuru ile gidebilirdi ama o da sadece Marmara Denizi’nde dolaşmış, Karadeniz ile hiç tanışmamıştı. 1 Mayıs 1919 tarihinde mürettebatı belirleyen Mustafa Kemal’e 16 günlük bir hazırlık süreci olacağı bildirilmiş ancak olası bir tehlikeye karşı kıyı şeridini takip etme kararı verilmişti. Bandırma Vapuru o kadar eski ve yıpranmıştı ki çıkarılan söylentilere göre iki pusulası da çalışmıyordu.


Mustafa Kemal’in yakın arkadaşlarında Rauf Bey’in (Rauf Orbay) aldığı bir habere göre İngilizler ya gemiyi Karadeniz’e çıktığı an batıracaktı ya da seyahatine hiç izin vermeyecekti. Bunu duyan Mustafa Kemal, tüm tedbirlerini almıştı; 16 Mayıs 1919’da Beşiktaş Vapur İskelesi’nden Askeri Sevk motorları ile Galata İskelesi’nden kalkmış, Kız Kulesi açıklarında bekleyen Bandırma Vapuru’na geçmişti. Gemide, Atatürk ve Karargâhı 22, Er ve erbaşlar 25, Müşavir ve kâtipler 8, Gemi personeli 21 olmak üzere toplam 76 kişi bulunmaktaydı.


Karadeniz’e çıktığında, batırmak ya da geri çevirmek için İngilizler tarafından bir destroyer gönderilmiş ancak Vapur, bilinen bir rotayı takip etmediği için amaçlarına ulaşamamışlardı. Bandırma Vapur, 18 Mayıs 1919 tarihinde Sinop Limanı’na varmıştı. Oradan karayolu ile Samsun’a geçecek olan Mustafa Kemal için karayolu çok daha tehlikeliydi. Bu yüzden tekrar hareket edilip 19 Mayıs 1919’da 08.15’te Samsun’a demir atabilmişti. Mustafa Kemal’in resmi görevi Samsun ve çevresindeki çeteleri yola getirmekti ancak Samsun Limanı’na atılan bu demir ile Milli Mücadele demirinin de atıldığını kimse bilmiyordu.


Bandırma Vapuru; 47,7 m uzunluğa, 6,83 m genişliğe ve 4,27 m yüksekliğe sahipti. 50 beygir gücünde, iki silindirli, iki genişlemeli bir buhar motoru ve tek pervane ile saatte en fazla 9 mil hız yapabiliyordu.


Bandırma Vapuru, 19 Mayıs 1919 tarihinde Atatürk ve silah arkadaşlarını Samsun'a getirdikten sonra yine posta hizmetlerine devam etti. 1924 yılında Türkiye Seyrüsefain İdaresi tarafından hizmet dışı bırakıldı. Tarihimizde iz bırakan diğer gemiler gibi Bandırma Vapuru da parçalanmaktan kurtulamadı. 1925 yılında gemi Bozmacı İlhami isimli Türk armatöre satıldı ve aynı armatör tarafından dört ay içinde hurda olarak parçalandı. 1999 yılında Samsun'da vapurun birebir benzerinin inşa edilmesi projesi başlatıldı ve 2001 yılında inşası tamamlanan vapur 18 Mayıs 2003 tarihinde müze olarak hizmete açıldı. Tam bağımsızlık yolunda önemli bir görevi olan Bandırma Vapuru, şu an Samsun’da ziyaret edilebilir durumdadır.


Cumhuriyet ilkeleri altında yaşayabildiğimiz, tam bağımsız olabildiğimiz Milli Mücadele’yi başlatan Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını saygı ile anıyor, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramımızı kutluyoruz.


Videosunu buradan izleyebilir


Podcastini buradan dinleyebilirsiniz

İlgili Yazılar

Hepsini Gör