Kıtaların Bağı Köprü

Kıtaları birbirine bağlayan, uzakları yakınlaştıran köprülerin neden ortaya çıktığını hiç düşündünüz mü? İhtiyaç duyulması bir gerçek tabii ki ama ilk kimin aklına geldi böyle bir şey yapmak mesela? Ülkemizde kaç tane köprü olduğunu biliyor muyduk? Hazırsanız soruların cevapları geliyor.


Birleştirici yapı olan köprü, bir ülkenin birbirinden kopuk farklı bölümleri, okyanusun iki kıyısı veya iki ülkenin bölümleri arasında bağ oluşturur. Köprü, genellikle doğanın her türlü engelini aşmak için kullanılan bir yapılardır. En başından beri insanlar doğayı kazanmaya çalışmışlar ve bunun sonucunda bahsi geçen doğal engelleri aşmak için kullanabilecekleri köprü yapısını icat etmişlerdir. Köprülerin tasarımları; arazinin doğasına, köprünün işlevine ve nerede yapıldığına bağlı olarak değişir.


İlk köprülerin doğa tarafından yapıldığına inanılır, dereye düşen bir kütüğün oluşturduğu köprü gibi mesela. İnsanlar tarafından yapılan ilk köprüler ise muhtemelen basit bir destek ve kiriş düzeni kullanılarak ahşap kütükler veya kalaslar ile taşlardan oluşuyordu. Hatta Hint edebiyatı destanlarından biri olan Ramayana’da Ayodhya şehrinin mitolojik Kralı Sri Rama'nın ordusu tarafından Hindistan'dan Sri Lanka'ya inşa edilen köprülerin mitolojik hesaplarının yazıldığı belirtilir.


Hindistan ve Çin başta olmak üzere yerleşim yerlerinin de sebebiyle bolca asma köprünün bulunduğu ülkelerdir. Aynı zamanda ilk köprülerin yine Çin’de yapıldığı bilinir. MÖ 4000 yıllarında Mezopotamya’da ve MÖ 3000 yıllarında Mısır’da ilk kemerli köprüler görüldüğü de bilinmektedir. O günlerden bugünlere ise kemer köprü stili, klasik köprü stili olarak gelmiştir. Yunanlılar daha çok deniz ticaretini kullanmalarından ötürü çok az köprü inşa ettiklerinden tarihlerinde pek köprü görülmez. Romalıların ise gerçek taş örme köprü modelini yaygın biçimde kullandıkları tarihin sayfalarında bolca yer almaktadır.


Rönesans dönemi ile köprü mühendisliğinde gelişmeler kaydedilmiş ancak daha çok süslemelere ağırlık verilmiştir. 1747’de Fransa’da kurulan ilk mühendislik okulu ile köprü sistemlerinde önemli gelişmeler olur ve 1750’de ilk ahşap kafes köprü İsviçre’de ve ilk demir köprü ise 1779’da İngiltere’de inşa edilir.


Ülkemizde de birçok taş köprü bulunmasının yanısıra dünyanın bilinen en eski ve hala kullanılabilen taş köprüsü ise Adana’dadır. Şu an itibariyle ülkemizde küçüklü büyüklü toplam 84 tane köprü mevcut. Bunlardan Antalya Finike’deki Kırkgöz Kemeri dünyada en eski çok kemerli köprülerden biridir. Elazığ’daki Karamağara Köprüsü ise dünyada bilinen en eski sivri kemer köprüydü. Fakat Keban Barajı’nın yapılmasıyla tamamen sular altında kaldı. Eski adıyla Ergene Köprüsü olan Edirne’deki Uzun Köprü ise Türkiye'nin en uzun taş kemerli köprüsü olarak kayıtlara geçmiştir.


İstanbul’un iki yakasına birbirine bağlayan eski ismi ile Boğaziçi Köprüsü 1973 yılında, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ise 1988 yılında yapılmıştır.

18 Mart 2022 tarihinde kullanıma açılan 1915 Çanakkale Köprüsü ise 2023 metre uzunluğa sahip Japonya’daki Akashi Kaikyo Köprüsü’nü geçerek dünyanın en uzun asma köprüsü olmuştur.


Çanakkale Boğazı’na köprü yapma düşüncesi ilk kez 1984 yılında ortaya atılmasına rağmen ihalesi ancak 1995 yılında yapılabildi. 18 yabancı firmanın katıldığı ihalede, ihaleyi kazanan firma projenin yapılabilmesinin mümkün olmadığını belirterek projeden çekilmesiyle proje kapandı. Ta ki 3 Mart 2016 yılında dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, köprünün yapılacağını ve adını; ‘Çanakkale artık her türlü geçilecek’ sözleriyle açıkladı. 26 Ocak 2017 tarihinde 1915 Çanakkale Köprüsü’nün ihalesini en kısa işletme süresini teklif eden Daelim (Güney Kore) – Limak – SK (Güney Kore) – Yapı Merkezi OGG kazandı.


Türkiye-Güney Kore ortaklığında yapılan 1915 Çanakkale Köprüsü'nün toplam maliyeti 2 milyar 545 milyon euro olarak açıklanmıştır. 2034 yılından itibaren köprü, devlete tamamıyla devredilecektir. Sözleşmede yüklenici firma ile geçiş ücreti eşdeğer araç başına 15 euro + %18 KDV olarak belirlenmiş, ancak köprü açılışında geçiş ücreti 200 Türk lirası olarak açıklanmıştır.


Velhasıl dünyanın en uzun köprüsünden 200 TL karşılığında geçiyor olmak da bir başarıdır.

İlgili Yazılar

Hepsini Gör