Hayatın Keyfi; Yavaş Yaşam

Hayatımızı son yıllarda o kadar hızlı yaşıyoruz ki keyif almayı, durup düşünmeyi hatta arada nefes almayı bile unutuyoruz. Hayatı daha yavaş ve keyif alayarak yaşayabilmemiz için yeni bir akım başladı: Slow Living. Yavaş yaşam.


Durup dinlenme bilmeden koşturanların özellikle öğrenmesi gereken bu kavram Slow Food hareketi sonucu doğan bir akım oldu. Slow Food yani yavaş beslenme; geleneksel ve lokal beslenmeyi amaçlayan bir hareket. Kaynağını bildiğimiz, bölgemizde yetişen, toplumumuzun geleneklerinde ve mutfağında olan besinleri tercih etmemizdir. Çünkü insanların evrimi, özellikle de sindirim sisteminin oluşumu ve zaman içerisindeki evrimi yaşadığı bölgeyle uyumludur. O bölgede yetişmeyen bir besin sindirime dokunur, rahatsızlık hissi verir.


Yavaş yaşam ise gün içerisinde yaşadığımız onca koşuşturma içerisinde daha sakin kalabilmektir. Kişisel bağ kurmamızı sağlayıp, sahip olduğumuz zamanın farkına varabilmemizi sağlar.



Hayatımız, işe ile ev arasında geçerken keyif alabildiğimiz ne varsa erteliyoruz. İşte yavaş yaşam burada devreye giriyor ve işe gitme rutinimizden tutun da günlük rutinlerimize, hobilerimize kadar uzanıyor.


Yavaş yaşamı hayatınıza adapte etmek isterseniz önceliğinizi sizi hızlandıran ve hayatınızdan keyif almamanıza vesile olan durumlara bir dur demek ve iyi hissettirecek rutinler oluşturmak. Örneğin, sabah kahvenizi içerken yavaş yavaş tadını, kokusunu hissedin. Yemek yerken sadece yemeğinize odaklanın ve ondan keyif almaya bakın.


Yeni rutinler oluşturun; sabah erken uyanın ve işe gitmeden önce sevdiğiniz bir şeyleri yapın. Kendiniz için güzel bir kahvaltı hazırlayın mesela ya da akşam eve döndüğünüzde telefonla uğraşmak yerine yeni bir filmle tanışın. Kendiniz için bir şeyler üretin. Ekmek yapın mesela.


Yavaş yaşamla hayatın keyfini yudumlayın. Koşuşturmaca içerisinde kendinizi ve hayatı arka plana itmeyin.


  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

Online Kültürel Dergi formu ile hayatın içindeki O ŞEY!