2020'nin Sürpriz Konuğu; Pandemi

2020 yılı hiç beklemediğimiz bir konuk ile geldi ve belki yüzyıldır duymadığımız bir kelimeyi hayatımıza soktu. Pandemi; bir kıta hatta tüm dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel addır.


Dünya Sağlık Örgütü tanımlamasına göre bir hastalığın Pandemi olabilmesi için 3 şartı yerine getiriyor olması gerekir;


- Nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı,

- Hastalığa sebep olan etmenin insanlara bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması,

- Hastalık etmeninin insanlar arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması.


Pandemi, Eski Yunanca'da tüm anlamına gelen παν (pan) ile insanlar anlamına gelen δῆμος (demos) kelimelerinden türetilmiştir.

İnsanlık tarihinin ilk pandemilerinden biri şu an kolayca atlatılabilen Çiçek Hastalığı veya Kızamık olarak bilinir.


ANTONİNE VEBASI; olarak bilinen bu salgın 165 yılında başlayıp veba olarak nitelendirilse de hastalığın çiçek ya da kızamık olduğu değerlendiriliyor. Anadolu, Mısır, Yunanistan ve İtalya’da etkili olan salgın Roma askerleri tarafından bölgeden bölgeye taşındı. Salgın 5 milyondan fazla insanı öldürürken Roma ordusunu da neredeyse yok etti.


JUSTİNİAN VEBASI; 541 yılında başlayan Justinian Vebası salgını Bizans İmparatorluğunu etkisi altına aldı ve Akdeniz kıyısındaki diğer bölgelerde de etkisini gösterdi. 542 yılına gelindiğinde 25 milyon insanı öldüren bu hıyarcıklı veba türü Konstantinapolis'te günde 5 bin insanın canına mal olduğu ve toplamda kentin nüfusunun yüzde 40’ını öldürdüğü tahmin ediliyor.


KARA ÖLÜM; tarihe damgasını vuran bir veba salgını olmasına rağmen birçok eserde de yer alır. 14. yüzyıla damgasını vuran olaylardan veba salgını kara ölüm olarak adlandırılır. 1346’ dan 1353’ e kadar etkili olan salgının ne kadar insanın ölümüne sebep olduğu tam olarak bilinmiyor. Tarihçiler sayısının en az 75 milyon olduğunu ifade etse de rakamı 200 milyon insanı bulduğu da söylenmektedir. Asya’da başlayan bu salgın gemilerle Avrupa’ya taşındı. O dönem Avrupa’da şehirleşmiş bütün kentleri etkisi altına alan veba salgını şehirli nüfusun önemli bir bölümünü öldürdü. Tarihçiler dönemin önemli kentlerinden olan Floransa’da nüfusun üçte birinin vebadan öldüğünü düşünüyor.

KOLERA SALGINI; 1852-1860 yılları arasına denk gelen 3. Kolera salgını yedi salgın arasından en öldürücü olanı olarak nitelendirilir. 8 yıldan uzun süre dünyayı etkisi altına alan bu salgın Hindistan’da ortaya çıktı. Ganj Nehri etrafındaki yerleşim yerlerini takip eden salgın daha sonra farklı kıtalara sıçradı. Salgının 1 milyondan fazla insanı öldürdüğü tahmin ediliyor.


İSPANYOL GRİBİ; Birinci Dünya Savaşı’nın son yılında H1N1 olarak sınıflandırılan influenza pandemisi tüm dünyayı kasıp kavuruyordu. Yaklaşık 500 milyon insanın üç yıl süren salgından etkilendiği düşünülüyor. İspanyol gribi olarak da bilinen salgında ölü sayısı net olarak bilinmiyor.


HIV/AIDS; Edinilmiş bağışıklık eksikliği sendromu ya da genel olarak bilinen kısaltmasıyla AIDS halen dünyada aktif haldeki pandemi salgınlarının başında geliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ilk kez 1976 yılında karşılaşılan hastalık, 1981’den bu yana en az 31 milyon can aldı. Halihazırda 35 milyona yakın insanın HIV pozitifle yaşadığı tahmin ediliyor. Her yıl 1,6 milyon insan AIDS nedeniyle hayatını kaybediyor. Hastalık 2005-2012 yılları arasında zirve yapmıştı.


Pandemiler belli dönemlerde ortaya çıkıyor ya da AIDS gibi yıllarca aramızda kalıyor. Hastalıklardan korunmak için bağışıklığımızı korumalı ve tedbirleri elden bırakmamalıyız.

Koronavirüs ile ilgili detaylı bilgi için bu yazımızı okurken şu an Netflix platformunda yayınlanan Coronavirus, Explained belgeseli izleyebilirsiniz.

  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

Online Kültürel Dergi formu ile hayatın içindeki O ŞEY!